16 Nisan 2014 Çarşamba

Yok Öyle Kararlı Şeyler Röportajı

Yok Öyle Kararlı Şeyler: ''Şarkılarda büyük aşklardan, yüce ayrılıklardan söz etmek yerine daha gündelik, daha sohbet konusu konseptleri seçmeyi seviyoruz.''


Yok Öyle Kararlı Şeyler ile ikinci albüm yayınlanmadan önce çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Buyrunuz...

 Kmk: Öncelikle röportajı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz…

Rica ederiz efendim vazifemiz..
Kmk: Yok Öyle Kararl
ı Şeyler 2011 yılında kuruldu. Nasıl bir araya geldiniz? Hikayeyi birde sizden dinlemek isteriz.. 

Biz çocukluk arkadaşı olup, ortak paydası bir şeyler çalmak olan kararsız birkaç adamız. Epeydir bir aradayız fakat Yökş adı altında sesler üretmeye 2011’de başladık.

Kmk: Bu soruyu cevaplamaktan bıkmış olabilirsiniz ama grup adı neden Yok Öyle Kararlı Şeyler..

Kararsızlık teması bizi ve sesimizi yansıtan güzel bir kelimeydi, sonrasında bir grup ismi yerine proje ismi koymayı tercih ettik ve dönemsel akımlardan etkiyle bu uzun ismi tercih ettik. Çoğu zaman söylemeye üşenip Yökş diyoruz zaten ehe..


Kmk: Birçok şehirde konserler verdiniz, İstanbul’da öenmli mekanlarda sahne aldınız, Zeplin Radyo, Evden Uzakta programlara katıldınız. 2. Be The Band’ müzik yarışmasında finale kaldığınız. Bu dönemi birde sizin tarafınızdan dinlemek isteriz. 
Bu saydıklarının hepsi aslında 1 yıl içerisinde oldu. Çok hızlı ilerleyen bir dönemdeyiz. Bizi mutlu ediyor. Buna karşılık olarak da daha iyiyi daha kaliteliyi yakalamak adına çok çalışıp bol üretim yapıyoruz. Bu sayede ve biraz şansla önemli tanışıklıklar ve iyi işler çıktı hep karşımıza.

Kmk: İlk albümünüz Müzik Hayvanı desteğiyle Şubat 2013’te çıktı. Albümden sonraki dönem nasıldı?

İlk albümü genel piyasaya çıkartmaktan çekindik. Zira hem kayıtlarımız profesyonel değildi hem de biz tecrübesizdik. Çirkef piyasada kaybolmaktan korktuk. Sevgili Eray Düzgünsoy Müzik Hayvanı çatısı altında inanılmaz doğru ve akılcı işlere imza atıyordu biz de bu bağımsız ve haklı serüvenin yolcusu olalım istedik. Keza bu sayede çok anlamlı bir yıl geçirdik.

Kmk: İkinci albümün çıkmasına da çok az bir süre kaldı? Stüdyo dönemi nasıl geçti?

Geçen yılımız nasıl bağımsız ve gerilla ilerlediyse önümüzdeki dönemde bu albüm sayesinde bir o kadar planlı ve profesyonel geçecek gibi duruyor. İkinci albüm yeni şarkılardan ve birkaç eski şarkımızın stüdyo kayıtlarından oluşuyor. Sevgili Serdar Ateşer prodüktörlüğümüzü yaptı ve Babajim Stüdyolarında kaydettik albümü. İnanılmaz eğitici ve özgür bir süreçti. Tecrübe kattı bize.

Dahası Akın Eldes ve Harun Tekin ile çalışma fırsatı yakaladık. Bizim seviyede bir grup için çok büyük fırtsalar bunlar. En verimli şekilde değerlendirmek istiyoruz.
 
 
KMK: Sayfanızda ‘mütevazi rock yapıyoruz, tam tersi de olabilir’ yazmışsınız. Müziğinizi böyle mi tanımlıyorsunuz. 

Aslında o cümleyi kararsızlığımızı ve modumuzu iyi özetliyor diye tercih ediyoruz. Evet biz alçak gönüllü adamlarız rock müzik yapıyoruz ama hep böyle olacak diye bir şey yok, şimdi hazır böyleyken keyfini sürün gibi bir yaklaşım olabilir… Ama olmayabilir de ehehe…

Kmk: Müziğinizde kimlerin etkisi var. Kimleri dinlemekten, izlemekten keyif alırsınız?

Arctic Monekys, Mor ve Ötesi, Daft Punk, MFÖ, Muse, Korhan Futacı, The Black Keys, Sakin, RHCP, Yasemin Mori, Jamiroquai, MuteMath gibi gruplar ilk aklıma gelenler…


Kmk: Şarkıları genelde nasıl yapıyorsunuz? Yazarken nelerden besleniyorsunuz?
Şarkılarda büyük aşklardan, yüce ayrılıklardan söz etmek yerine daha gündelik, daha sohbet konusu konseptleri seçmeyi seviyoruz. Klişe aşk şarkıları zaten milyon kere yapıldı. Bizim en başından beri amacımız farklı bakış açılarından da, görünmez detaylardan da, mizah dili ile de müzik yapılabildiği idi. Bunu da s
ürdürmeye devam ediyoruz.

Kmk: ‘Kökler’ parçanızdan bahsedebilir misiniz? O dönemin en iyi parçalarından biriydi.. Birde o dönemi sizden dinlemek isteriz…

Şüphesiz Gezi Ruhu ve hala devam etmekte olan muhalif genç tavır bizim de içinde olduğumuz bir hareket. Ve hakkımızı aramayı, söylenmeyenleri söylemeyi kendimize rol biçiyoruz. Ve mikrofon uzatıldığında derdimizi anlatmalık bir şarkı ihtiyacı hep oldu, hala da oluyor. Bu anlamda Haziran’ın ilk gümleri bir direniş marşı bestelemiştik. Kendi adımıza çok güzel tepkiler alınca da mutlu olup, doğru yolda ilerlediğimizi görmüştük. Hala da o ruh devam ediyor, hatta son olaylar sindirilene kadar da devam edecek. Yeni mücadeleci, haklı şarkılara ihtiyacımız var.






Kmk: Be ‘The Band’s albümünde ‘Evde Ekmek Yok’ isimli parçanızla yer aldınız. Bu parçaya nasıl karar verdiniz?

Be The Bands completiton albüm için şarkı seçmemiz istendi. En başında ‘Nefret Söylemi’ şarkımızı düşündük fakat ‘Evde Ekmek Yok’ da bir o kadar manalı ve sevdiğimiz tınıda bir şarkı idi. Son anda kararımızı değiştirdik ve son hali bizi fazlasıyla tatmin etti. Ve tabi ki bizi Serdar Ateşer ile tanıştırmış oldu.
Kmk: Be ‘The Band’s albüm lansmanı geçen günlerde yapıldı. Konser nasıl geçti, konsere gelenlerin tepkisi nasıldı?

Geceye katılım daha çok olabilirdi. Ama netice olarak o albümd eve o güzel gruplarla olmak çok büyük başarı.

Kmk: Bir çok yerde konserleriniz oluyor, nasıl geçiyor. Konserlerde kendi besteleriniz dışında neler çalmayı seviyorsunuz?

Konserlerimiz ve dinleyenlerimiz giderek artıyor ve bu bizi inanılmaz tatmin ediyor. Konserlerimizde bolcana Arctic Monkeys çalıyoruz. Yeni olarak da bir Barış Manço şarkısını kendimize uyarladık. İlk fırsatta onu da çalacağız bakalım.

Kmk: Yakın zamanda planlanan konserler var mı? 

Hemen yazayım; 12 Mart İf PerformanceHall konserimiz vardı Ankara’da Berkin Elvan kardeşimizin yasına denk geldiği için onu erteledik. Sırasıyla şöyle oldu programımız;
-21 Mart Bursa Görükle Hayal Kahvesi
-25 Mart Beyo
ğlu Hayal Kahvesi

-2 Nisan Kadıköy Sahne
-12 Nisan Rockers Ortaköy
-18 Nisan Karga
-29 Nisan Beyo
ğlu Hayal Kahvesi

-30 Nisan İf Performancehall Ankara

 

Kmk: Sizi sevenlerle farklı organizasyonlarda da bir araya geliyorsunuz. Nasıl geçiyor, İstanbul dışında da böyle organizasyonlar yapmak istiyor musunuz? . 

Evet piknik konserler, çimenlik konserleri ve Ne Var Ne Yökş buluşmaları yapıyoruz. Olay sadece sahne değil sosyallik biraz da. Bizi dinleyen insanlarla sohbet imkanı bulmak çok güzel. Konsere gittiğimiz her yerde yapmak iyi fikir aslında umarım uygularız.

Kmk: Son olarak sizi sevenlere ne söylemek istersiniz? Size nerelerden ulaşabilirler ?

Bizi albüm öncesine yani bu vakitlere kadar tanıyanlar, dinleyenler gerçek kitlemiz. Reklamsız ve kendi kendine ulaşıyorsan bir müziğe en değerli zamanındasın demektir. Dolayısıyla bundan sonrası için kimse umutsuzluğa düşmesin biz herkesin değerinin farkındayız. Bizi arkadaşınız gibi görebilirsiniz. Siz sevdikçe paylaştıkça biz varız. Bize dilediğiniz yerden ulaşabilirsiniz.

Kmk: Zamanınızı ayırdığınız için çok teşekkürler, sevgiler….

Biz teşekkür ederiz. Takipteyiz…

YÖKŞ//Erdem Topsakal








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder